Bugün bir Amelie cd\'si alın ya da en güzeli müziklerini açıp odanızda dans edin! Burası Türkiye\'nin dans forumu ve ben burada yazıyorum çünkü dans etmenin büyük bir terapi olduğuna inanıyorum. Ne zaman evde tek kaldığımda o şarkıları avaz avaz söylesem ve dans etsem - hadii bunu bir çoğumuz yapıyor - pozitif oluyorum. O yüzden müziği açana kadar mantığınızı dinlemeyin.
 Ve işte akordiyonla beraber ellerim klavyenin üzerinde dans etmeye başladı. Yoksa konsantre olacağım yoktu. Üstelik uyurken bile uykunun geliş şerefine müzikle uyuyorum. Aslında hayatımızın ritmini müziklerimiz ayarlıyor. Bakınız sıkkınken hareketli bir parçayla ilk iki dakikanız uyumsuz geçip sonrasında \'dünya varmış\' deyimini ağızlarınıza alıyorsunuz.
 Peki ya son zamanlardaki sokak akordiyoncularına ne demeli...ya benim bu akordiyoncularla övünmeme? Bilmem ki akordiyon sesini sevdiğimden mi...şimdi bunu yazar yazmaz kapımda toplanmasınlar ama bir keresinde İzmir\'de bununla ilgili yaşadığım bir anımdan bahsedeceğim:
 --> Sabah kalkmış yatağımın üzerinde pinekliyordum. Babaannemlerde kalıyordum o sıra. Her gencin belirli asi günlerindeydim. Bi süre oraya kaçmak istedim. Neyse bu düşünceler arasında penceremden gelen akordiyon sesiyle transa geçtim. Camı açtım bir süre dinledim ve hiç gitmesinler istedim. Sonra çıkıp para vermeyi, ama asıl amaç olarak tebrik etmek üzere bir not iliştirmeyi düşündüm ellerine. İşte o dakikadan sonra Elif yatağın üzerinde uzuun uzuuun düşüncelere daldı. Öyle ya babaannesine sabah sabah bunu anlatmaya çalışmak uzun iş olacaktı...
 Hemen bir gevrek bahane ederek kapıdan fırladı. İşin kötü yanı planları alt üst eden azılı bir gevrek masanın üstünde duruyordu. Ama o yılmadı ve ona bayatlamış diye iftira atmak zorunda kaldı. Affetsin beni! (İzmir ağzında gevrek, simittir!)
 Tabii bir süre sokakta susan akordiyoncuları beklemek zorunda da kaldım. Benim için keyifli başlamış bir gündü gülen bir yüzü görmek. Ve dans etmek kadar önemli ve temeldi müzik seçmek.
 İşte bu yıl sonunda yazıldım bir tango kursuna. Hayat bizi buralara getirdi. Ve her yerde olduğu gibi çeşit çeşit insan olacak orada da. Ben çevremde çok gördüm gerçek bir meraktan başlayıp insanları etkilemeye kadar giden dans öğrenme bahanelerini. Ama gelin siz sallamayın, birlikte bir dans edelim. Ben Elif Türkmen. İlk yazımda böyle bir açılış yapıyorum. Residance.net\'le tanıştığıma memnun oldum. Umarım bu yolculuk çok güzel gidecek. Ayrıca iletişim kurarak merak ettiğiniz konuları yazılarla aydınlatabiliriz.
 Elif son bir vuruş attı sahneye siyah topuklu rugan ayakkabılarıyla. Kırmızı geçti suratından...
 Amelie Poulain\'e ve Audrey Tattou\'ya ilham kaynağı oldukları için saygılar...