RESIDANCE

Yazılar
Anasayfaya DönAnasayfa » Dans Yazıları
Åžairler » [ A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Åž T U Ü V Y Z ] «
Yazılar » [ A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Åž T U Ü V Y Z ] «
Dünyada ve Türkiye\'de Dans , Günümüzde Dans
İnsanlığın varoluşu ile ortaya çıkan dans bütün güzel sanatların anasıdır. İnsanlıkla aynı yaşta olup, insanoğlu tarafından nesilden nesile yüzyıllar boyunca süregelmiştir. Ritmik ve estetik hareketleri ile gözlere, bütünleştiği müzik ile kulağa hitap ederek sözlük anlamı yazılamayan güçlü bir lisan olmuştur. Tüm dünyada tek ortak dil ve kültür varlığı olan dans, insanoğlunun sahip olduğu tek anonim sanattır. Dans yüzyıllar boyu dinsel, folklorik ve toplum dansları olarak iç içe bağlı olduğu müzik türleri ile gelişerek, değişerek bugüne kadar gelmiştir. Bugünden sonrada değişimlere uğrayarak insanlığın ortak sanatı olmaya devam edecektir.

Dans kendinden sonraki tüm sanatların öncüsüdür. Konuşma dilinin olmadığı zamanlarda insanlar birbirleri ile dans dili ile anlaşabiliyorlardı. İlk insanlar önce tepindiler, seslere kulak vererek yaptıkları hareketlere bir anlam verdiler. Böylelikle dans tarif edilen bir sanat dalı olarak ortaya çıktı. Belirli bir amaçla yapılan ritmik hareketlere DANS adı verildi. Tüm dünyada dans kelimesi tek anlamlı bir kelime olarak yerini aldı.

Dansı bir ülkeye veya belli bir topluma mal etmek yanlıştır. Bugüne kadar yapılan araştırmalar şunu göstermiştir ki dans kendi içerisinde farklılıkları olsa da esasta aynı olup insanlığın ortak malıdır. Aynı zamanda insanlık tarihinin de ilk sanatı olan dans, tüm güzel sanatların ve bazı sporların anasıdır.

Yıl 1908\'in başı idi. Atlantik ötelerinden gelen \'Boston\' ve\' Two Step\' isimli danslar bir fırtına gibi dans salonlarına girdi.
İnsanlığın varoluşu ile ortaya çıkan dans bütün güzel sanatların anasıdır. İnsanlıkla aynı yaşta olup, insanoğlu tarafından nesilden nesile yüzyıllar boyunca süregelmiştir. Ritmik ve estetik hareketleri ile gözlere, bütünleştiği müzik ile kulağa hitap ederek sözlük anlamı yazılamayan güçlü bir lisan olmuştur. Tüm dünyada tek ortak dil ve kültür varlığı olan dans, insanoğlunun sahip olduğu tek anonim sanattır. Dans yüzyıllar boyu dinsel, folklorik ve toplum dansları olarak iç içe bağlı olduğu müzik türleri ile gelişerek, değişerek bugüne kadar gelmiştir. Bugünden sonrada değişimlere uğrayarak insanlığın ortak sanatı olmaya devam edecektir.

Dans kendinden sonraki tüm sanatların öncüsüdür. Konuşma dilinin olmadığı zamanlarda insanlar birbirleri ile dans dili ile anlaşabiliyorlardı. İlk insanlar önce tepindiler, seslere kulak vererek yaptıkları hareketlere bir anlam verdiler. Böylelikle dans tarif edilen bir sanat dalı olarak ortaya çıktı. Belirli bir amaçla yapılan ritmik hareketlere DANS adı verildi. Tüm dünyada dans kelimesi tek anlamlı bir kelime olarak yerini aldı.

Dansı bir ülkeye veya belli bir topluma mal etmek yanlıştır. Bugüne kadar yapılan araştırmalar şunu göstermiştir ki dans kendi içerisinde farklılıkları olsa da esasta aynı olup insanlığın ortak malıdır. Aynı zamanda insanlık tarihinin de ilk sanatı olan dans, tüm güzel sanatların ve bazı sporların anasıdır.

Yıl 1908\'in başı idi. Atlantik ötelerinden gelen \'Boston\' ve\' Two Step\' isimli danslar bir fırtına gibi dans salonlarına girdi.
Müzik ve ritimlerde sıcak rüzgarlar eserek ağırbaşlı müziğe galip geldi. Caz müziği temsilcileri, yarattıkları \'Fox Trot\' dansını 1917de bütün dünyaya tanıttılar. 1923\'te \'Samba\', 1927de \'Pasodoble\' dansları, dans salonlarında yapılmaya başlandı. One Step dansı bunların arasına katılmakta gecikmedi. Fox Trot dansı sokaklara kadar taştı. Yeni danslar çıkmaya devam ederken eskiler listeye ilave olmaya devam etti. Bu gelişmeyi takiben çok hareketli ve hızlı bir dans olan \'Çarliston\' dünya gençliğini fethefli. Müzik dünyası çarliston müzikleri yapmak için yarıştılar. 1927\'den sonra açılan eğlence mekanlarında insanlar sadece dans ederek eğlendiler. \'Rumba\', \'Karyoka\' , \'Kokoraça\', yeni danslar listesine girdi. II. Dünya Savaşından sonra dansta yeniden kendi dünyasını kurdu. Gençliği harekete geçiren danslar \'Swing\', \'Blues\', \'Be Bop\' dans salonlarına girdi. Dans pistleri sınır tanımadı ve yeni danslar moda olmaya devam etti. Rock\'n Roll, Twist, Shake, Hully Gully Jerk, Bogolca, Surf gibi benzeri dansların ardı arkası kesilmedi. Kültürel yönden gelişmiş ülkelerin hemen hemen hepsi dansa gereken önemi vererek dans federasyonları oluşturmuşlardır. Aynı ülkeler kendi aralarında birleşerek konfederasyonlarını kurmuşlardır. Her yıl dans yarışmaları düzenleyen bu kuruluşlar sayesinde dans, olimpiyatlara katılabilen bir spor dalı olarak kabul edilmiştir. Bugün için bir çok spor dalının ( Buz dansı, Ritmik jimnastik, senkroniye su sporları v.s ) alt yapısında yer alan dans sanatına gereken önemi veren ülkeler burada kazandıkları tecrübeyle dansa, estetiğe, ritme ve görselliğe dayalı diğer spor dallarında da gereken başarıyı göstermektedirler. İlk öğretim çağını bitiren ve ritme, estetiğe dans eğitimine önem vererek aynı paraleldeki sporla uğraşanlar başarıyı daha çabuk yakalamaktadırlar.

Dans eğitimi gören sporcuların ritim duyguları gelişecek, vücut estetikleri ve estetik hareketleri artacak, ana spor dalındaki çalışmaları ve antrenmanları için kendilerine güven gelecektir. Fiziksel ve ruhsal yönden daha rahat olacaklardır. \'Dans medeni bir ihtiyaçtır\' diyen Büyük Atatürk\'ün bu söylevinden yola çıkarak dans çalışmalarına katılan gençlerin, yardımlaşma, kaynaşma ve benzeri sosyal yönleri de gelişmekte, bulundukları ortama daha çabuk uyum sağlamaktadırlar.
Laik Türkiye\'mizin çağdaş ve modern toplum anlayışına katkıda bulunmak geleceğin gençlerine Dünyanın evrensel sanatı olan dansların bilincini ve sevgisini yaymak için gerekli çalışmalar yapılmalıdır.

İnsanların iletişim yollarından biriside jestler ya da değişik çeşitli hareketlerdir. Hiç bilmediğiniz yabancı bir ülkede zararsız olduğunu düşündüğünüz bir jestin veya hareketin o ülkede hoş olmayan bir hareket olmayan gördüğünüzde şaşırabilirsiniz. Veya sizin yanlış bildiğiniz bir jestin o ülkede doğru olduğunu iltifat olarak bilindiğini dahi görebilirsiniz. Tüm ülkelerde ise tek ir jest ve hareket anlayışı olan sadece DANS\' tır. Dans edenlerin yaptığı yalnızca iç duygularını ifade eden dansın karakterini taşıyan hareketlerdir. Dans edenler iç dünyalarını dışa vurarak özgürlüğün tadını çıkarmak isterler. Farkında olalım veya olmayalım bedenimiz hareketlerle konuşur. Bu yüzden dans bedenin dilidir ve tarih boyunca da bir iletişim yolu olarak kullanılmıştır.

Bir kutlamanın sevinç ve coşkunluğundan dinsel ayin ve geleneklerin ciddiyetine kadar insanlar tüm duygularını dans yoluyla ifade etmişlerdir.

Dansçılar izleyici ile birbirinden farklı iki yolla iletişim kurarlar bunlar beden diliyle ve yüzlerindeki bakışlarla içlerindeki duygularını etrafa saçarak ve karmaşık jestlerle, mimiklerle göstererek pantomim veya dans tiyatrosu anlamında olacak gösterileri kullanarak anlatmak olacaktır.

Bazı danslarda iletişim çok kolay sağlanabilir, bazılarında ise o dili bilenler sadece anlayabilir.
Bale yapanlar kalbin üzerine konan el hareketinin aşkı anlattığını hemen anlar. Her ülkenin kendi danslarında da değişik hareketlerle izleyicisi arasında bağ kurmak çok kolaydır.
Åžair
Berke Han Dural

Çevrim Dışı (Offline)
DiÄŸer
Bu şiir 7638 kişi tarafından okundu.
Yazı Oylama

Beğeni Derecesi : 2.9 / 5 ( 29 kişi tarafından oylandı. )

Yazar Yorumu
Misafir

23.01.2009 12:03
güzel.
 
Sizde Yorum Yapın!
Adınız :
Mesajınız :